top of page

Biostimülan Uygulamalar Nedir?

0ac225bd477e4782a3188eb9f506e8e2 (1).jpg

Biostimülan Uygulamalar

Biostimülan uygulamalar, cildin yalnızca yüzeyini değil, cildin alt destek dokularını da hedefleyerek daha sıkı, daha canlı ve daha sağlıklı bir görünüm elde etmeyi amaçlayan medikal estetik yaklaşımlardır. Zamanla ciltte kolajen ve elastin üretimi azalır, cilt incelir, elastikiyet kaybı oluşur ve yüz dokusunda hafif gevşemeler görülebilir. Biostimülanlar, cildin kendi yenilenme kapasitesini destekleyerek kolajen üretimini artırmayı, cilt kalitesini yükseltmeyi ve daha “toparlanmış” bir görünüm sağlamayı hedefler.

Bu yaklaşımın en önemli avantajı şudur: Biostimülan uygulamalarda amaç, tek bir noktaya hacim vermekten ziyade cildin genel kalitesini artırmak ve dokuyu güçlendirmektir. Bu nedenle sonuçlar genellikle doğal, kademeli ve kişinin yüz hatlarını bozmadan ilerleyen bir iyileşme şeklinde olur. Kişiye uygun protokol seçildiğinde; cilt dokusu daha dolgun, daha sıkı ve daha canlı bir görünüme kavuşabilir.

Biostimülan Uygulamalar Nasıl Etki Eder?

Biostimülanlar, cilt altı dokuda belirli reseptörleri ve hücresel mekanizmaları uyararak kolajen üretimini destekleyen uygulamalardır. Kolajen; cildin sıkılığı ve elastikiyetinde temel rol oynar. Kolajen üretimi azaldığında cilt daha kolay kırışır, daha ince ve gevşek görünür. Biostimülan uygulamalarla hedef; cilt dokusunun daha “sağlam” bir zemine kavuşmasıdır.

Bu tür işlemlerden sonra bazı kişiler ilk günlerde hafif dolgunluk hissedebilir; ancak biostimülan uygulamaların asıl etkisi çoğu zaman zaman içinde ortaya çıkar. Çünkü amaç, cildin kendi üretim süreçlerini aktive etmektir. Bu nedenle biostimülan planlamasında seans aralıkları ve takip önemlidir; doğru zamanda yapılan kontroller ve gerekiyorsa küçük dokunuşlar, daha dengeli bir sonuç elde edilmesini sağlar.

Biostimülan Uygulama Alanları

Biostimülan uygulamalar farklı içeriklerle ve farklı hedeflerle planlanabilir. Kliniğimizde biostimülan yaklaşımı genel olarak aşağıdaki başlıklar altında değerlendirilir:

1) Kalsiyum İçerikli Uygulamalar

Kalsiyum içerikli biostimülan uygulamalar, cilt dokusunda kolajen üretimini desteklemek, elastikiyeti artırmak ve özellikle hafif–orta düzey gevşemelerde daha toparlanmış bir görünüm elde etmek amacıyla planlanabilir. Bu uygulamalar, yüzün taşıyıcı alanlarında ve cilt kalitesinin belirgin şekilde azaldığı bölgelerde destek sağlayarak daha dinç bir ifade hedefler.

Kalsiyum içerikli uygulamalar, “doğal görünüm” isteyen kişiler için çoğu zaman avantajlıdır. Çünkü amaç ani ve belirgin bir hacim değişikliği yaratmak değil; cilt dokusunu güçlendirmek ve zaman içerisinde daha kaliteli bir görünüm elde etmektir. Uygulama planında; yüzün genel oranları, cilt kalitesi, mimik gücü ve ihtiyaç duyulan bölgeler dikkate alınır. Bu sayede sonuç, kişinin yüz hatlarını bozmadan, cildin daha sağlıklı görünmesi şeklinde ilerler.

2) PLLA (Poly-L-Lactic Acid) Uygulamaları

PLLA uygulamaları, kolajen üretimini artırmaya odaklanan ve uzun vadeli doku desteği hedefleyen biostimülan yaklaşımlardandır. Özellikle yüzün belirli bölgelerinde zamanla oluşan gevşeme, doku kalitesinde düşüş ve “sarkma” algısının arttığı durumlarda; doktor değerlendirmesine göre uygun bir planlama ile tercih edilebilir. PLLA’nın en önemli özelliği, etkisinin çoğu zaman kademeli şekilde ortaya çıkmasıdır; çünkü cildin kendi yenilenme mekanizmalarını desteklemeyi amaçlar.

PLLA uygulamalarında hedef; yüzün genel ifadesini bozmadan, dokuyu daha “sağlam” hale getirmektir. Bu nedenle planlama; kişinin yaşı, cilt yapısı, yüz anatomisi ve beklentisi doğrultusunda yapılır. Uygulama sonrası dönem de önemlidir; hekimin önerdiği takip ve bakım adımları, sonucun daha düzenli oturmasına katkı sağlar.

3) PCL Uygulamaları

PCL uygulamaları, cilt kalitesini artırmak ve doku desteğini güçlendirmek amacıyla değerlendirilen biostimülan uygulamalar arasında yer alır. PCL temelli yaklaşımda amaç; cildin elastikiyetini desteklemek, dokunun toparlanmasına yardımcı olmak ve daha canlı bir cilt görünümü elde etmektir. Özellikle cilt kalitesinin azaldığı, ince kırışıklıkların belirginleştiği veya hafif gevşemelerin başladığı durumlarda; kişiye özel planla uygulanabilir.

PCL uygulamalarının doğru bir sonuç verebilmesi için hekimin yüz anatomisine uygun bir plan oluşturması önemlidir. Her bölgede ihtiyaç aynı olmadığı gibi, her kişide de hedef aynı değildir. Bazı kişilerde öncelik daha sıkı bir görünümken, bazı kişilerde cilt dokusunun daha sağlıklı ve parlak görünmesi öncelikli olabilir. Bu nedenle PCL protokolü; kişinin ihtiyacına göre seans sayısı ve aralığı belirlenerek planlanır.

4) Somon DNA Uygulamaları

Somon DNA olarak bilinen uygulamalar, cilt kalitesini desteklemeye yönelik “biyolojik” içeriklerle yapılan medikal estetik protokoller arasında değerlendirilir. Buradaki amaç; ciltte nem dengesini desteklemek, cilt bariyerini güçlendirmek, daha canlı ve parlak bir görünüm elde etmek ve ince çizgilerin görünümünü azaltmaya yardımcı olmaktır. Özellikle cildin matlaştığı, nemini kaybettiği ve daha “yorgun” göründüğü dönemlerde; doktor muayenesi sonrası uygun planlama ile uygulanabilir.

Somon DNA protokolleri çoğu zaman cilt kalitesi odaklı olduğu için, birçok kişi bu işlemi “cildin genel olarak iyileşmesi” şeklinde tarif eder. Uygulama sonrası ciltte daha canlı bir görünüm, daha pürüzsüz bir doku ve makyajsız görünümde daha sağlıklı bir ifade hedeflenebilir. Etki, kişinin cilt yapısına ve planlanan protokole göre değişebilir; düzenli takip ve seans planı ile daha belirgin sonuçlar elde edilebilir.

Biostimülan Uygulamaların Faydaları

Biostimülan uygulamalar, doğru aday ve doğru protokolle planlandığında aşağıdaki alanlarda fayda sağlayabilir:

  • Cilt sıkılığında artış: Kolajen üretiminin desteklenmesiyle daha toparlanmış bir görünüm hedeflenir.

  • Cilt kalitesinde iyileşme: Cildin daha sağlıklı, daha dolgun ve daha canlı görünmesi amaçlanır.

  • İnce çizgilerde azalma: Cilt dokusu güçlendikçe ince çizgilerin görünümü hafifleyebilir.

  • Doğal görünüm: Sonuçların kademeli oluşması, kişinin ifadesini bozmadan yenilenmiş bir görünüm sağlar.

  • Uzun vadeli destek: Uygun protokollerde, cildin destek dokusunda daha kalıcı bir iyileşme hedeflenebilir.

Kimler İçin Uygundur?

Biostimülan uygulamalar; cildinde elastikiyet kaybı başlayan, cilt kalitesini yükseltmek isteyen, yüzünde “yorgun ve sönük” görünümden şikâyet eden veya daha sıkı bir doku hedefleyen birçok kişi için uygun olabilir. Ancak her medikal estetik işlemde olduğu gibi; kişinin tıbbi öyküsü, beklentisi ve cilt yapısı değerlendirilmeden standart bir öneri yapmak doğru değildir.

Hamilelik ve emzirme dönemi, aktif enfeksiyonlar, bazı otoimmün hastalıklar, kullanılan ilaçlar veya belirli sağlık durumlarında işlem ertelenebilir ya da farklı bir yaklaşım tercih edilebilir. Bu nedenle en doğru karar, muayene ile birlikte kişiye özel planlama sonucunda verilir.

İşlem Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Biostimülan uygulama sonrası genellikle günlük yaşama hızlı dönüş mümkündür. İlk günlerde hafif ödem, hassasiyet veya enjeksiyon noktalarında kızarıklık görülebilir. Bu etkiler çoğu kişide kısa sürede azalır. Hekimin önerdiği şekilde bölgeye bakım yapmak, yoğun sıcak ortamlardan bir süre uzak durmak ve önerilen kontrollere gelmek, sonucun daha sağlıklı oturmasına katkı sağlar.

Olası Yan Etkiler ve Riskler

Biostimülan uygulamalar genel olarak güvenli kabul edilir; ancak her enjeksiyon işleminde olduğu gibi geçici yan etkiler görülebilir. En sık; enjeksiyon bölgesinde kızarıklık, hafif şişlik, hassasiyet ve morarma izlenebilir. Nadiren daha uzun süren ödem veya farklı reaksiyonlar görülebilir. Bu nedenle uygulamanın hekim tarafından planlanması, doğru teknikle yapılması ve düzenli takip edilmesi önemlidir.

Sonuç

Biostimülan uygulamalar; cildin kendi yenilenme mekanizmalarını destekleyerek daha sıkı, daha canlı ve daha sağlıklı bir görünüm elde etmeyi hedefleyen modern medikal estetik yaklaşımlardır. Kalsiyum içerikli uygulamalar, PLLA, PCL ve Somon DNA gibi protokoller; kişinin cilt yapısına ve ihtiyacına göre planlandığında doğal, kademeli ve yüz ifadesini bozmayan sonuçlar elde edilmesine yardımcı olabilir. En doğru yaklaşım, muayene sonrası kişiye özel bir plan oluşturmak ve cilt dokusunu uzun vadeli olarak desteklemektir.

bottom of page